×
×
Alt Başlıklar

"Yeşil" Bir Ofise Sahip Olma Rehberi

Hepimiz mavi gezegenden sorumluyuz; bundan ötürü firmanızın bir sürdürülebilirlik politikasına sahip olması çok önemlidir. Bunun için sürdürülebilirlik vizyonunuzu belirlemelisiniz.

Aşağıdaki adımları takip ederek vizyonunuzu oluşturabilir, "yeşil" bir iş yapma biçimine sahip olurken aynı zamanda tasarruf edebilirsiniz.

İşe başlamadan önce

“Ne kadar sürdürülebilir olmalıyım?”ın cevabını verebilmelisiniz:

  • Yüksek
  • Orta
  • Geçerli

BREEAM* sertifikası almayı mı düşünüyorsunuz? Hangi dereceyi istediğinize karar verin:

  • Outstanding
  • Excellent
  • Very Good
  • Good
  • Pass

LEED* sertifikası almayı mı düşünüyorsunuz? Hangi dereceyi istediğinize karar verin:

  • Platinium
  • Gold
  • Silver
  • Certified

Deloitte Türkiye ofisi, Amerika Birleşik Devletleri Yeşil Binalar Konseyi tarafından verilen LEED Gold Sertifikası’nın sahibi oldu. İnsana ve doğaya saygılı yeşil binalar ve yerleşkeler yaratarak dünyanın daha yaşanabilir olmasını amaçlayan LEED Sertifika Sistemi, dünya çapındaki en yaygın, en güvenilir ve en geçerli “Yeşil Bina Sertifika Sistemi” olma özelliği taşıyor.

Yeni bir binaya taşınıyorsanız, kendinden BREEAM ya da LEED sertifikasına sahip bir binaya taşınmayı seçmek sizin için işleri kolaylaştırmakla kalmaz, bu süreçte size yol da gösterir.

Daha yeşil bir ofise sahip olma yolunda hedefiniz ne mi olmalı? Sizin için aşağıda sıraladık.

  • Giderleri azaltmak için enerji verimliliğinden yararlanmak
  • Karbon salınımını azaltmak
  • Mekânınızı daha verimli değerlendirmek
  • Gün ışığından ve doğal havalandırmadan en yüksek derecede faydalanmak
  • Yönetmeliklerin gereklerini yerine getirmek

Yeni/mevcut binanızın enerji etkinliği ne durumda?

Yola çıkmadan önce mevcut duruma yönelik doğru bilgilere sahip olmanız, yolunuzu çizmenizde oldukça önemlidir.

  • Mekânın yönlenmesini inceleyin. Kuzeye mi, yoksa güneye mi bakıyor?
  • Gün ışığından yeterince yararlanabiliyor mu?
  • Isıtma, soğutma ve havalandırma sistemleri nasıl? Yenilenmeleri gerekiyor mu?
  • Binada enerji kontrolü sağlanıyor mu? Akıllı sistem kullanımı var mı?
  • Binanızın/ofis mekânınızın karbondioksit ve karbonmonoksit salınımı ne kadar yüksek? Binanızın Enerji Kimlik Belgesi’nin bir kopyasını talep edin ve inceleyin.

Bu soruları cevapladıktan sonra aşağıdaki adımların kendi ofisinizde uygulanabilirliğini dair bir analiz yapın. Zira bazıları oldukça basit olan bu çözümler proje bütçenizi önemli ölçüde etkileyecektir.

  • Eski ahşap doğramalarınızı Low-e veya solar low-e kaplamalı yalıtım camı ürünleri ile değiştirmek
  • Eski ve verimsiz ısıtma/soğutma sistemlerinizi verimli yeni cihazlarla değiştirmek
  • Aydınlatma elemanlarınızda enerji verimli ampüller kullanma
  • Tesisat ve vanalarınızı yalıtmak
  • Rüzgâr, güneş gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanmak
  • Isı pompası, kojenerasyon ve mikrokojenerasyon sistemleri kullanma

*BREEAM® (BRE's Environmental Assessment Method) ve LEED® (Leadership in Energy and Environmental Design), binaların ne kadar “yeşil” ve “ekoloji dostu” olduğunun değerlendirilmesi ile verilen sertifika sistemlerinin en yaygın olanlarıdır. 

Sürdürülebilirlik anlayışınızı tasarımınıza entegre edin.

Genel olarak kapsamınızı belirlediniz. Sırada bu anlayışınızı tasarımınıza entegre etmek var. Doğru bir mimari tasarım sayesinde, bütçenizi şişirmeden hem #mutluofisler hem de yeşil ofisler elde edebilirsiniz.

Aşağıda bazı önerilerimizi sizin için sıraladık.

  • Esnek planlar her zaman iyidir. Çünkü ofisinizin gelişimine göre, size mekânı yeniden düzenleme imkânı sunar ve bu da uzun vadede maliyetinizi azaltır.
  • Yerel malzeme kullanımını dikkate alıyor musunuz? Yerel malzeme, enerji verimliliği sağlar ve nakliye masrafları ile karbon salınımını azaltır.
  • Mevcut malzemeleri yeniden değerlendirmeyi düşündünüz mü?
  • Gün ışığından en yüksek derecede faydalanıyor musunuz? Masaların her birinin, doğal ışık kaynağından 7 metreden daha uzak olmamasına dikkat edin.
  • Yeterli yalıtım yapıldı mı? Doğru yalıtım ile sadece harcadığınız enerjiyi değil, ısıtma ve soğutma için ortaya çıkan masrafları da önemli ölçüde azaltmış olursunuz.
  • Projenizde geri dönüşümü mutlaka göz önünde bulundurun.
  • Enerji etkin doğrama kullanımını dikkate almalısınız. Özellikle ısı kayıplarını engellemede doğru doğrama kullanımı oldukça önemlidir.
  • Güneş kaynaklı parlamayı ya da fazla ısınmayı kontrol altına almak için gölgeleme sistemleri kullanabilirsiniz.
  • Bitişleri, duvar kaplamalarını, boyayı ve sıvayı asgari düzeyde gerektirecek bir tasarıma yönelmelisiniz.
  • Elektronik belgelemeyi ve depolamayı desteklemelisiniz; bu hem kâğıt kullanımını, hem de depolama için alan ve bu alan için gereken aydınlatma gereksiniminizi azaltacaktır.

Aslında yeşil bir ofis demek enerji verimli ve karbon salınımı düşük ofis demektir. Bunun için dikkat etmeniz gereken noktalar:

  • Yüksek kaliteli, enerji etkin aydınlatma sistemleri tercih edin.
  • Günlük kullanım için ısı kontrolü sağlayın.
  • Enerji kontrolünüzü kendiniz yapın: mekânı, enerji kullanımına göre bölgeleyin ve düşük kullanımlı alanları ayırın.
  • Kendi kendini kapatabilen ya da “stand-by”a alabilen sistemler uygulayın.
  • Akıllı ısıtma, soğutma ve havalandırma sistemleri uygulayın.
  • Televizyonlar, ekranlar, yazıcılar gibi elektronik cihazların zamanlayıcı sayesinde kullanılmadığında kapalı olmasını sağlayın.
  • Aydınlatmanız, akıllı olsun
  • Binanızda verimli aydınlatma değerlerinin (lux birimi) sağlandığından emin olun. Yüksek değerler sadece enerji verimliliğiniz ve bütçeniz için değil, çalışan sağlığı için olumsuz etki yaratır.
  • Mekânda bölgeli aydınlatma sağlayın, her bölgenin aydınlatmasının ayrı ayrı kontrol edildiğinden emin olun ve unutmayın, yapılan her iş için gereken aydınlatma seviyesi aynı değildir. Bunun yanı sıra masa lambası benzeri bireysel aydınlatmalar, genel aydınlatmaya göre hem çalışanların konsantrasyonunu artırmakta, hem de gereksiz enerji tüketimini azaltmaktadır.
  • Otomatik aydınlatmalar için hareket dedektörleri yerleştirin.
  • Gün ışığını algılayan sensörler kullanın; bu gün ışığından daha fazla faydalanmanızı sağlayacak ve yapay aydınlatmanın gereksiz enerji tüketmesini önleyecektir.
  • Hafta sonları ve geceleri aydınlatmanın kapanmasını sağlayan zamanlayıcılar ayarlayın.
  • LED aydınlatma kullanın.

 40 W’lık standart bir ampul, 1000 saatlik bir ömre sahipken enerji etkin LED sistemlerde 50.000 saate kadar çıkmaktadır. 50 kat daha fazla!

Daha az su tüketin

  • Düşük su tüketimli tesisat sistemleri ve vitrifiye kullanımını gözetin.
  • Eğer mümkünse, yağmur ve kar suyu kullanımlı sistemler uygulanmasını sağlayın.
  • Tüm tuvaletlerde, gereksiz kullanımı önleyen ve sistemlerin kendinden kapanmasını sağlayan sistemler uygulandığından emin olun.

İç mekân hava kalitenizi artırın

  • Doğal havalandırmadan faydalanın.
  • Karbondioksit salınımınızı asgaride tutun.
  • Kompozit ahşap, halı, boya gibi malzemelerin "Uçucu Organik Bileşen"lerinin ve karbondioksit salınımlarının düşük olmalarına dikkat edin.

Projeniz bittikten sonra

Projenizi başarıyla sona erdirmeniz demek oldukça zorlu bir süreci başarıyla bitirmiş olmanız demek. Ama son birkaç şey, emeğinizin karşılığınızı almanıza yardım edecektir.

  • İnsanlarla konuşun: fikirlerini alın ve yeni mekânınızdaki sürdürülebilirlik politikanızı belirleyin.
  • Her yılın sonunda, politikanızı gözden geçirin ve kararlarınızı uyguladığınızdan emin olun.
  • "Kâğıtsız" bir ofis yaratın: yazışma ve depolamada elektronik sistemleri tercih edin.
  • Geri dönüşüm kutularının yeterli sayıda ve kolay erişilebilir olduklarından emin olun.
  • Çalışanlarınızın çevre ile ilgili bilgilenmesini ve bu konu ile ilgili eylemleri kendi iradeleri ile gerçekleştirmelerini sağlayın.
 Daha düşük bir bina izi enerji, servis ve ofis malzemelerindeki düşüş ile doğrudan şirketin karbon ayakizini azaltır. Yazılım şirketi Autodesk her iki yılda bir Hareket Temelli Çalışma ortamına sahip İngiltere merkezinin çevresel tasarımından ötürü 1 Milyon Dolar tasarruf ediyor.
×